javascript:void(0)

Kart Sahipleri

Kasİm01

Schalke taraftarı, dünyanın en deli aşıkları arasındadır. Taraftar bültenlerinin adı, Katolikliğin amentüsü olan “Vater unser”in, yani “Babamız” duasının uyarlanmasıdır: Schalke unser/Schalkemiz! Muhit olarak da Katoliktirler ve samimidirler bu dediklerinde. Ve Allahına kadar kalabalıktırlar, sadıktırlar, bağırgandırlar. (Ekseriyetle de anti-Nazidirler.)

Şimdi bu adamlar ne olacak? Kulüp ve stad, Schalke mahallesinden iyice uzaklaştı. Cümle işçi mahalleleriyle beraber Schalke mahallesi, gerileyen madencilikle birlikte işsizlikten, yoksulluktan kırılıyor. Kulübü büyütme operasyonunu başarıyla yürüten yuppi menajer Rudi Assauer, paralı müşteri peşindeki mağaza müdürü gibi, Schalke’ye kibar muhitlerden destek ve paralı seyirci arıyor. Onun hedefi, seyirciye “iyi eğlence sunmak”. AufSchalke arenası bu işe yarayacak. Peki bu şık şıkırdım eğlence fabrikasına ismini veren ı argonun sahiplerinin orda yeri var mı? AufSchalke’nin mimarisinde, açık sınıf ayrımı göze çarpıyor. “Eski tip” taraftara ayrılan yerler kısıtlı. (Folklorik bir “ayakta durulacak tribün” sektörü bile dizayn edilmiş, camlarla, kafeslerle ayrılarak.) Onlara yerinde oturan ve pek bağırıp çağırmayan paralı koltuk seyircisine maç atmosferi” efekti sağlayacak bir yan unsur olarak bakılıyor. Hoparlörden “taraftar sesi” vermek, tatsız bir şey –en azından şimdilik. Fakat bu çeşit arenalarda genel gidişat, sürekli kart sahiplerinden taraftara yer kalmaması yönünde. Ki “eski tip taraftara” ayrılan kısıtlı yerler de gitgide pahalılaşıyor. Neyse ki futbolda hiçbir zaman ihtimal dışı olmayan kaza riski var: Ya takım zirvelerden düşer, “eğlence” isteyen tüketici için enteresanlığını yitirirse... parasız harbi taraftar da stada yaklaşmazsa. (Tanıl Bora / Karhanede Romantizm)

Hiç yorum yok: